Canavar İstanbul
nelliyizbudakDoğduğumdan beri büyük şehirde İstanbul'da yaşıyorum. Her karışını, her karesini, her mahallesini sevdiğim şehir, yavaş yavaş büyüsünü kaybetmeye başladı. Belki güzelliği hala yerinde ama ruhu yok. Ruhunu da; çocuk cıvıltılarının olduğu, bir zamanlar çingillerle mis gibi yoğurtların satıldığı, pamuk şekercilerin dolaştığı, leblebi tozlarının bulunduğu bakkalları olan mahalleler ile kaybetti. İstanbul, kendi ruhuyla birlikte, içinde yaşadığı insanları kemirmeye hatta yok etmeye başladı. Orta halli insanları adeta yedi bitirdi, geriye kalanları ise göçe zorladı.
Çocukların oynadıkları yerleri binalar, siteler, bakkalların yerini dev hipermarketler aldı. Kıyısında kumdan kaleler yaptığımız, denize girdiğimiz sahilleri, pislik ve koli basili doldu. İnşaat şirketleri ağaçları katlederek yaptıkları sitelerde yapay doğa pazarlar oldu. Yaşam şartları, gasp, hırsızlık, kapkaç,cinayetler, dolandırıcılık, işsizlik büyük şehir sevdasını bitirdi. Büyük umutlarla gelinen şehirler, doğdukları yerlere dönmek isteyen insanlarla doldu. Tercihler değişti. İyi yaşam sevdası, huzurlu güvenli ve kolay yaşam umuduna dönüştü.
DPT yaptığı araştırmayla, artık küçük şehirlerden değil, büyük şehirlerden küçük yerleşim birimlerine göçün arttığını açıklamış. Artık iyi bir yaşam denilince akla; lüks evler, şan. şöhret, arabalar vs. gelmiyor. İnsanlar güvenli, huzurlu ve kolay yaşam şartları peşinde. Bu da onları büyük şehirlerden uzaklaştırıp, doğdukları yerlere göç etmelerine sebep oluyor.
Yani artık büyük şehirlerden geriye "altın " kalmadı. Her yer taş ve bina oldu. İçinde kendi gibi ruhsuz, ancak paralı insanların yaşayabileceği, kozmopolit bir yer halini aldı.


"Ah İstanbul, İstanbul olalı..." Ne demek istedim? İstanbul, İstanbul olalı bu sorunlar var ve ah çekiyoruz. E, 1453'te İstanbul'u aldığımızda her yer güllük gülistanlıktı yoktu böyle bir sorun İstanbul'da diyeceksiniz. Olay orada, o zaman İstanbul, İstanbul değildi.
Tarih bilgilerimizi (okullarda anlatılan değil, gerçek tarih) biraz yoklarsak Osmanlı'nın hiçbir zaman İstanbul adını kullanmadığını görürsünüz. Bunun yerine Kostantiniyye, İslambol ve Der-i Saadet kelimeleri seçilmiştir. Hiçbir zaman da Kostantiniyye lafını kullanmak zorumuza gitmemiştir. Neden gitsin ki? Ortada bir doğu-batı sentezi yaratılmıştı. Peki bugün ne var ortada? Sentez mentez yok. Adını değiştirdiğimiz gibi içini de boşalttık. Cennet-cehennem sentezi yaptık.
İstanbul kimine cennet, kimine cehennemdir. Bunu biz yaptık. Yanlış şeyleri değiştirdik. İsmini güzelleştirdik, kendini pislettik.
İstanbul = Stin Poli (Gördüğünüz gibi Türkçe değil)
Güzel şehir Stin Poli gerçekten güzel mi? Kimine göre...
3 years 11 months ago 0
İSTANBUL bir masaldı...
Bitti tüm güzel masallar gibi... Ama bir farkla: Bu masalda kötüler kazandı... Maalesef...
Ruhsuz kara adamlar şehrimizi, rüyamızı hırslarıyla kirlettiler ve şehir tanınmayacak, nefes alamayacak hale geldi...
Yazın çok güzel...
Devamını bekliyoruz...
Yüreğine sağlık...
3 years 11 months ago 0
Hemen alelacele başka bir siteden kopyala yapıştır yapıyorum. Yanıtımız burada saklı:
...ondan ötesinde İstanbul’u feth ettikten sonra zindanları gezerken İstanbul birgün Türklerin eline geçecek, bir Türk komutan İstanbul’u feth edecek diye kehanette bulunan ve bundan dolayı da hapse mahkum olmuş olan Kahini zindandan çıkarttıktan sonra ‘ Ey kahin dediğin çıktı, İstanbul feth edildi, peyki söyler misin bana İstanbul benden sonra ne olacak? İstanbul’u benden sonra nasıl bire gelecek bekliyor? Sorusunu soran Fatih Sultan Mehmet Han’a cevap veren Kahin ‘ İstanbul bir daha tarihinde böyle şiddetli ve kanlı bir fetih yaşamayacaktır. Ancak birgün senin soyundan, senin ırkından, gelen bir Türk İstanbul’un bütün topraklarını ve devletin bütün mülklerini parsel parsel yabancılara maddi olarak altın, para karşılığında satacaktır. Ve İstanbul kan dökülmeden yeniden Türklerin elinden böylelikle yabancıların eline geçecektir. ‘ diye cevap verince Fatih Sultan Mehmet Han ‘ Benim soyumdan, benim ırkımdan, benim kanımdan bir Türk bunu yaparsa Allah onun ve bütün sülalesinin belasını versin ve Allah onu birgün benimle yüzleştirip karşılaştırsın. ‘ diye bedduasını yapan Fatih Sultan Mehmet’in karşısına...
3 years 11 months ago 0
Köy kahvesine> Yorumlarınız için teşekkür ederim. Dediğiniz gibi İstanbul kimine göre cennet(parası olanlar için) kimine göre de cehennem. İstanbul'da karma bir toplum mevcut ve bu şehir artık bunu taşıyamıyor maalesef.
3 years 11 months ago 0
Yaşar Dilsiz'e> Beğendiğiniz için teşekkür ederim. İstanbul yedi tepeli şehir...
3 years 11 months ago 0
ne güzel anlatmışsınız. evet huzur paranın dahi alamadığı tek şey o kaldı
3 years 11 months ago 0
Bismihu'ya> Teşekkür ederim sizi buralarda görmek güzel:)
3 years 11 months ago 0
Asıl ben teşekkür ederim unutulan bir konuyu gündeme taşıdığınız için. İstanbul nüfustan dolayı göz önünde olan bir örnek. Aynı şey Kayseri için de Van için de İzmir için de geçerli. Her yeri öldürüyruz. İlk başta kendimizi.. insanlığımızı.. üzücü..
3 years 11 months ago 0
Sonunda İstanbul'u da mahvettiğimiz için bir ödül vereceklermi bize merak ediyorum?Ne kadar kötü hayatı kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyoruz,herşeyi her güzelliği mahvediyoruz.İnsanlık nereye gidiyor?Sevgiler.
3 years 11 months ago 0
görmeden bilemeyecegim ama iyi bir yazı olmuş. Allah(cc)nin izniyle fetettiğimiz bu toprakları korumamız lazım. nasıl vücud öyleyse vatan toprakta emanettir. inşallah istanbulda oturan arkadaşlar değerini bilir ve yalnışlarından dönerler. selamlar. muzaffer.
3 years 11 months ago 0