Politics :: Europe
Yargıya yan baktı diye olmasın...
Wrote by yasardilsiz on May 22th 2008 at 2:07 PM.Başbakan göz alerjisi nedeniyle muzdaripmiş...
İlahi adalet tecelli etmiş olmasın...
Devletim mukadde değerlerini tartışma konusu haline getirdiğinden dolayı, milli menfaatlere yan baktığından filan alerji olmuş olabilir... Daha yeni bir gafıyla polemik oluşturan Başbakan doktora gideceğine ulemaya bir danışıverse idi... Neden acaba doktora gitti?
Tabi bu işin latifesi...
Ancak ciddi bir erozyon var ortada...
Devletin kurumlarıyla dalaşmakta olan bir iktidar haline geldi sayısal iktidar... Sayısal iktidar diyorum çünkü; sayısal üstünlükleri dışında pek bir tanımlanacak tarafları da kalmadı neredeyse... Milletin iktidarı milletin en güvendiği kurumların arasında bulunan yargıyla sürtüşerek onların saygınlığına gölge düşürerek ne yapmaya çalışıyor olabilir? Böyle bir üzere olan iktidar ne hüviyetle anılırki?
Yargı bir devletin en saygın kurumu olmalıdır ve bunun teminatı da yürütme olmalı ve başta kendileri sahiplenmelidir o kurumları. Yargıya gölge düşürerek onları tartışma odağı haline getirerek elde edebilecekleri tek şey Yargıtay'ın yaptığı gibi tepki görmek olacaktır. Bu bir siyasete bulaşma değil, reflekstir.
Efendim ulemadan kasıt nedir bilemiyoruz ama sanırım ulema icazeti ile doktora gidilmiştir. O ulema yargı konusunda da birşeyler buyursa da konu durulsa...
Yoksa ortalık daha beter karışacak gibi görünüyor.
Mazallah...
O zaman bizi ne ulemalar kurtarır ne de ağababaları...





Comments (13)
Add a new comment:
Latest Comments
hello jennıfer messages o m...
1 de allahın varlığına kan...
Benarkadaşa katılıyorum ve...
Dorm-daze arkadaşıma ben de...
Dear Gblog,
Thank you for y...
Etki tepki olarak alıyorum ben bunu.Yargının bağımsızlığına inanıcım tam...Saygılar.
(22/05/2008 15:11)
Yalçın Küçük'ün "Epilepsi ile Orgazm" kitabını incelemenizi öneririm. Yazarın iddialarına göre, RTE epilepsi (sara) hastası. Abant gölündeki (sözde) gizli tatili, birden fazla anahtarı olan makam aracında kilitli kalarak balyozla kırılması vs.. Olayları dikkatli okuyunca böyle bir gizlenen hastalığın varlığı gerçek olabilir. Bu göz rahatsızlığı da yine sara krizlerinden dolayı uydurulmuş başka bir yalan olabilir. Normalde bu tür rahatsızlığı olan birisinin başbakanlık yapmaması gerekir. Yalçın Küçük'ün yalancısıyım :) Vatan haini de olsa, insan insandır. Hastalığı ne olursa olsun, Allah şifa versin.
(22/05/2008 15:19)
Mecburen yargıya inancım var. O nu da kaybedersem????
(22/05/2008 19:09)
yok şu an onun rahatsızlığı belli...
ancak öneriniz beni garip bir vehme sürükledi birden:) "Epilepsi ile Orgazm" kitabını okumadım ama öneriniz sonrası şöyle diyesim geldi...
Sorunu bulduk galiba: İKTİDARSIZLIK...
(23/05/2008 09:51)
Yaşar bey, güzel tespit :)
nelliyizbudak, hani bir reklam vardı sanırım mastercard. Aşkı satın alamazsınız, mutluluğu satın alamazsınız, geri kalan herşey için mastercard! gibi bir sloganı vardı hatırlayabildiğim kadarıyla. Para maalesef her şeyi satın alabiliyor bu çağda. Önce hükümete güveni kaybediyorsunuz, sonra kurumlara, sonra bakıyorsunuz asker de şaşırmış yargı da, doktoru da... Her şeye olan inancımızı kaybedebiliriz, ama millete olan inancımızı kaybetmemeliyiz. 47% meselesi, millete olan yani kendimize olan inancı kaybettirmek üzere. Asıl kaybetmememiz gereken bu inanç. Çünkü biz kurtuluş savaşında vatanı milletle müdafaa ettik. O zaman ne geçerli bir hükümet vardı, ne devlet, ne ordu, ne de yargı.. Fabrikalarımız, tershanelerimiz yıkılmışken yenilerini inşa ettik, bir milleti yokoluştan kurtardık. Bizim ihtiyacımız olan tek şey milli birlik. Milli beraberliğe olan inancımızı kaybetmemeliyiz. Hükümet değişir, yargı mensupları değişir, ordu komutanları değişir.. Paranın, milleti bölmesine engel olmalıyız. Aslolan budur bence..
(23/05/2008 12:24)
Her zaman her yerde tek yumruk tek yürek yani...
(23/05/2008 12:49)
Kesinlikle öyle. Bunları slogan olarak söylemiyoruz. Bu sözlerinin ciddiyetine, maneviyatına inanmak gerek. Bence halk herşeyden üstündür.
(25/05/2008 12:53)
Hele bu sıralar bu tarz sözleri öyle çok sık duymaya başladıkkki!
Kim samimi, kim takiyye yapıyor anlayabilene aşkolsun...
Ama yine de birlik vaktidir...
(25/05/2008 14:02)
YAŞARDİLSİZ!!!
TAM BU HABERE YORUM YAZACAKKEN SENİN YORUMUNU OKUDUM. HANİ DİYORSUNYA'' KİM SAMİMİ, KİM TAKİYYE YAPIYOR'' E BENDE SENİN AYNI ŞEYİ DÜŞÜNÜYORUM, TAKİYECİMİSİN SAMİMİMİSİN HATTA NECİSİN ANLAYAMADIM......
(25/05/2008 19:55)
Neden sinirleniyorsunuz anlayamadım...
Önce sizi tanısak mesela...
Ben burada hemen hemen her gün yazıyorum...
Mail adresim dahil her bilgim mevcut...
Öyle ziyaretçi girişiyle yazıp hakaret edip çekilmek hoş değil bence...
Ayrıca burası kişisel bir blog ve yorumlarıma cevap vermek hakkım mevcuttur...
Neden susturun şu reklamcıyı diyorsunuz...
Susturmak nasıl bir şey oluyor anlayamadım... Susturmak deyimi bana birilerini anımsattı... Bana gizli AKEPEci demişsiniz... Yazıları dikkatli okumanızı hatta birkaç defa daha okumanızı tavsiye ederim...
Saygılar.
(25/05/2008 20:50)
Ben ortada bir takiye göremiyorum. Hakkını yiyorsunuz Yaşar beyin. Ortamı germeden sakin sakin tartışmalıyız. Evet bunlar hassas siyasi konular ancak önce sabırlı olmalı ve sakin sakin yorumlar yazmalıyız.. selamlar..
(26/05/2008 16:22)
Kavramlar insanlar arası kargaşa için vardırlar...
Eleştiriler insanların birbirlerini olumluya, doğruya sevketmeleri için...
Hakaretler ise bambaşka amaçlara matuftur...
Öncelikle insan tartmalı, düşünmeli ve öyle yazmalı...
Burası herkese açık bir platform...
Saygılar
(30/05/2008 13:53)
Katılıyorum, kargaşaya sebebiyet vermeden, tartarak, sakin sakin tartışmalıyız. Yoksa tabiri caizse bir horoz kavgasından öte gidemeyiz. (Benzetmemi affedin, yanlış anlamayın lütfen)
(31/05/2008 11:52)